Kasden bir mü’mini öldürmek hususunda âlimler çeşitli görüşler belirtti.Bâzıları, o ebedî cehennemde kalır, derken; bâzıları da, o Allâh (c.c.)’nun arzusunda kalır: Dilerse bağışlar, dilerse azap eder, dediler. Ebedî cehennemde kalır, diyenlerin en önemli delili, Salim b. Ebî Caad tarafından yapılan bir rivayettir. Şöyle anlatır: “Ibn Abbas (r.a.)’ın gözü kapandıktan sonra yanında bulunuyordum. Biri ona geldi ve şöyle dedi:

“Bir mü’mini kasden öldüren kimse için ne dersin?” “Onun cezası, ebedî cehennemdir” dedi. O kimse, tekrar sordu: “Peki, sonradan tevbe eder, yararlı işler yapar ve hidâyete ererse, ne buyurursun?” “Hidâyeti bulmuş olur. Nefsimi kudret elinde tutan Allâh (c.c.)’a yemin ederim ki, anlattığın mânâda âyet nazil oldu. Onu nesheden bir başka âyet nazil olmadı.”

Âyet-i Kerime’de şöyle buyruldu: “O kimselerdir ki, Allâh ile beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar. Allâh’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar…” (Furkan s. 68)

Ve bu âyetten sonra da, şöyle buyuruldu: “Ancak bir kimse tevbe eder, iyi amel işlerse, işte Allâhü Teâlâ, bunların kötülüklerini iyiliğe çevirir…” (Furkan s. 70)

Adam öldürmenin yanı sıra kişinin intihar etmesi hakkında da bir çok Âyeti Kerime ve Hadis-i Şerif mevcuttur.

Ebû Hüreyre (r.â.) yolu ile gelen Resûlullah (s.a.v.) Hadîs-i şerifte şöyle buyurmuştur: “Bir kimse, zehir içerek kendini öldürürse, içtiği zehir elinde olduğu hâlde ebedî cehennemde içerek kalır. Bir kimse, kendini bir demirle öldürürse, cehennem ateşi içinde ebedî olarak, o demiri karnına sokar, durur.”

Ayrıca, Resûluliah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilir: “Bir kimse, kendisini neyle öldürürse Kıyamet Günü, o şeyle azap olunur.”

(Ebul Leys Semerkandî, Tenbihül Gafilin Bostanül Arifin, s.882- 883)